DOMUZ GRİBİ FOBİSİ
Domuz gribi nedeniyle son 1-2 aydır ülkemizde büyük bir panik yaşanıyor. Görsel ve yazılı basında her gün yer alan konuyla ilgili haberler ve ölüm vakaları özellikle çocukları olan ailelerde korku ve endişe uyandırıyor. Bu tedirginlik sonucu da anne ve babalar çareyi çocuklarını kreş veya anaokuluna göndermemekte buluyorlar. Bu karar ilk bakışta çocukların domuz gribinden korunmasında etkili bir yolmuş gibi görünse de uzun dönemde bazı sakıncalar doğurabilir. Okul ve arkadaşlarından ayrı kalmak çocukta strese ve davranış bozukluklarına neden olabilir. Aynı şekilde aileler için de çocuğun bu süre içinde evde bakımının sağlanması ek bir sorun oluşturabilir. Ayrıca domuz gribi ve diğer bulaşıcı hastalıklar bu yaştaki çocuklara sadece okuldan değil, anne, baba ve okula giden kardeş gibi yakın çevrelerden ve dış ortamdan da bulaşabilmektedir. Domuz gribi salgının ne kadar süreceği belli değildir, anaokulu çocuklarının çok uzun süre okul ortamından ayrılmaları sosyal ve ruhsal gelişimleri üzerine birtakım olumsuz etkiler yaratabilir. Bunun yerine daha etkili ve çağdaş çözümler bulmak gerekir, bunların başında da hastalığa karşı etkili korunma yöntemlerinin bilinmesi (aşı, genel hijyen kuralları). hasta çocukların hastalandıkları ilk günden iyileşene kadar okula gönderilmemesi, vücut direncinin yüksek tutulması başta gelir. Vücut direncinin artırılmasında çocuğun sağlıklı ve dengeli beslenmesi önemlidir; özellikle vitaminler, omega 3 yağ asitleri, probiyotikler bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli rol oynar. Bunlar arasında yer alan probiyotikler, özellikle son zamanlarda daha önem kazanmaya başlamıştır. Probiyotikler, besinlerle alınan ve bağırsak florasını dengeleyerek bağışıklık sistemini olumlu etkileyen canlı, dost bakterilerdir. En önemli probiyotik besin yoğurt ve kefirdir. Ancak şuanda marketlerde satılan yoğurt ve kefirde probiyotikler bulunmamaktadır. Çünkü raf ömürlerini uzatmak için içerisine konulan antibakteriyel maddeler probiyotiklerin yaşamasını ve çoğalmasını önler. Ayrıca anne sütüyle beslenen bebeklerin bağırsaklarında da probiyotik bakteriler gelişir. Probiyotikler özellikle bazı ishallerde ve bağışıklık sisteminin korunması ve geliştirilmesinde yardımcı tedavi ve besin desteği olarak kullanılır. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde probiyotikler yoğunlaştırılarak ilaç şeklinde eczanelerde satılmaktadır. Bu tür ürünler özellikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde ve birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde güvenle kullanılmaktadır. Gerek duyulması halinde yüksek dozlarda probiyotik içeren ürünler tercih edilmelidir. Şu anda eczanelerde bulunan 5 milyar CFU aktif ve canlı Bifidobakterium laktis(bifidum) içerenler en uygun probiyotikler olarak görülmekte ve tavsiye edilmektedir.
tümünü göster...